Genç Görünmek İçin Büyük Operasyonlara Gerek Yok

Yenilenmek, olduğundan daha iyi görünmek için büyük operasyonlara, büyük hazırlık aşamalarına artık gerek yok. Küçük dokunuşlarla etkili ve uzun süre kalıcı çözümler bulmak mümkün.

 

Kadın olmak demek, bakımlı olmak demek. Yeri gelince işte, evde, sosyal hayatın içinde yoğun bir koşturmanın içinde olmak demek. Ama tüm bunlar, kadınların bakımlı  olmasını da  engellemiyor. İnsanlığın kırışıklıklarla savaşı aslında yeni değil, M.Ö. 3 binli yıllara dayanıyor. Mısırlılar öldükten sonraki yaşamlarında iyi görünmek için kırışıklıkları önleyen reçetelerle gömülürdü, Kleopatra’nın süt banyoları meşhurdu. Günümüzdeyse yaşlanmayla savaşta sayısız yöntem var. Bunlardan biri de ‘küçük dokunuşlarla’ gençliği ve güzelliği koruyabilmek!

16 ülkede 18-65 yaş arası yaklaşık 8 bin kadınla yaptığı ‘Küresel Estetik Trendleri’ araştırmasına göre Türk kadınlarının yüzde 96’sı da daha genç ve çekici görünmek için dolgu yaptırdığını ya da yaptırabileceğini ifade ediyor. Türkiye’deki kadınların yüzde 77’si ise dermal dolguların, 5 önceye göre daha fazla kabul edilebilir olduğunu, yüzde 72’si yüz dolgularının doğal görünebileceğini belirtiyor.

GEÇİŞ DÖNEMİNİ UZUN TUTUN!

Estetikte trendin doğal uygulamalar olduğunu belirten Dr. Mustafa Karataş; “Günümüzde önemli olan  ‘yaşsız bir imaj’ yani sağlıklı, dinç ve doğal görünmek” diyor ve ekliyor: “Fiziksel özelliklerimizin de gelişim, duraklama ve gerileme dönemleri var. Gelişim döneminin en önemli tavsiyesi sadelik. Bu dönemde gereksiz estetik veya kozmetik uygulamalardan kaçınmalı ve doğal gençliğin tadını çıkartmalıyız. Duraklama dönemi yirmili yaşların sonlarına doğru kendini göstermeye başlar ve 40’lı yaşların sonuna kadar devam eder. Tedbir almak ve yaşlanma sürecinde kontrol etmek için en değerli dönem 30-40 yaş arası. Derimiz eskiye göre zor nemlenir, cilt elastikiyeti gelişim dönemindeki özelliklerini yitirmeye başlar ve daha yorgun bir görüntünün adeta gölgesi üzerimize düşer. Bu dönemde ‘yaş yönetimi’yle gerileme dönemine geç girmek mümkün. Dolgu gibi yöntemler gerileme dönemine çok daha sağlıklı başlamamızı sağlayacağı gibi; o döneme geçiş süresini de uzatarak daha genç ve güzel görünmemizi sağlayabilir.’

 

GEÇ KALMADAN ÖNLEMİNİZİ ALIN!

Dr. Mustafa Karataş , ‘zamanı durdurmak’ isteyenlere ise şu tavsiyelerde bulunuyor: ‘Dermal dolgular, yüzünüzden yılların izlerini silmeye yardımcı olsa da, yanlış ellerde hiç de umulmayan, dahası istenmeyen sonuçlar yaratabiliyor. Örneğin medyada 5 yıl boyunca hep aynı yüzleri görüyoruz. Bu da aslında uygulama sonuçlarının hep aynıymış gibi algılanmasına sebep oluyor. Uygulamaların, yüze hacim kazandırmak ve problemli bölgelere şekil vermek için doğru bir planlamayla, alanında eğitimli bir hekim tarafından yapılması gerekiyor. Bu sayede yine kendinize benziyorsunuz. Ancak aynadaki yansımanız, çok daha dinlenmiş bir versiyonunuz oluyor!’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir